7 Ekim 2011 Cuma

İronik (Arşiv'den bir yazı -2009-)

İstanbul’un en uzun otobüs hattının içerisindeyim. 70 km’lik mesafesi ile Esenler-Tuzla , trafik de hesap edilirse yaklaşık 5-6 saat sürüyor. Ve ben sabah akşam bu otobüste yolculuk ederken koltuk da yayılmış oturan yaşlı teyzelerin başında trafik bunaltmışken beklerken onlardan daha da nefret ediyorum. Hatta nu nefretim öyle büyüyor ki içimden ironik bir sohbet başlıyor teyzemle aramızda…


-nereye teyze?
-ahretliğime gidiyom? Dün akşam telefon etti..kısır yapmış, börekler açmış..çay içip sohbet edicez.
-zıkkımın kökünü ye teyze ..sabah sabah pis boğazın mı geldi aklına?
-uzun yol anca giderim .
-gitme ! kır dizini otur evinde çekirdek çitle allan cezası..
-yok! Gitmem lazım.
-cehenneme git ! pis kadın..sabahın köründe kalkmışın benim yerimi kapıyorsun.
-sen gençsin!
-valla yolum 2,5 saat sürüyor kadınnnn! Gençlik mi kalır, ayak mı kalır , ömür mü kalır…eski İstanbul mu sandın sen burayı..öldüm lann!! Öldüm ben…

Susuyorum tabi. Bir şey diyemiyorum. Ne diyecem allah’ından bulsun pis kadın! Saçından tutup cama yapıştırsam  , kıvılcım çıkarsam olur mu diye düşünüyorum? Çok kızıyorum kendime. Ne pisim lan ben diyorum. Sende yaşlanacak bir gün diyorum. Ama dinletemiyorum kendime. Çok ayıplıyorum kendimi.

***Vakti zamanında Tayfun diye bir pop sanatçı vardı. “Muhhhh sevgilimsin “ diye saksafonla şarkı söylüyordu. Kayboldu gitti. Köşede sıkıştırıp öpmesinler insan evladını..

Erkek adam sakız çiğnemez. Hele badem bıyıklı, yaşlı isen , kafan da takke varsa hiç çiğnememen gerekir. Yanımda oturan badem bıyıklı takkeli amca kulağım dibinde çakkıdı çakkıdı sakız çiğnemekle kalmıyor, birde sağ olsun patlatıveriyordu. Sabır noktamın içerisinden bir ironi daha geçti.

-Amca ne yapıyorsun çatır çatır.
-Sakız!
-Utanmıyor musun?  Badem bıyıklarını yolarım senin  he. Kes şu çatırtıyı.
-Sakız!
-Sakızla boğarım seni.
-Güllü sakız!
-La bi git! Bi defol! Bi in şu otobüsten.  

***Eskiden horozlu şeker satan elma yanaklı seyyar satıcılar vardı sokakta. Bir çocuk gibi sevinirdim onları gördüğümde. Kayboldular ne yazık! Hüzün kapladı şimdi içimi.

İnsanları gözlemlemeyi sevdiğimden midir nedir, bunların sonuçları pekte sevimli olmuyor. Mesela otobüste birinin burnunu karıştırdığınımı gördüm. Sırf onun burnunu karıştırdığını gördüğümü görsün diye dikine dikine bakarım. Baktık göz göz geldik. Tiskinç bir ifade ile yüzümü çeviririm. Mendilin nerde ayı!! diye sorarım içimden ..Mendili yok mudur insanların? Neden mendilsiz dolaşırlar ? Mendilsiz bir hayat , mendilsiz bir hayata benzer. Hiçbir zevki yoktur. Çok ürkütücüdür..Pis bir şeydir. Mendili olacak insanın. Ne bileyim sümüğü geldiğinde , haykıra haykıra hönkürecek..böğürecek..nasıl olsa mendilim var diyecek. Peki sen ne yapacaksın ayı!!! O burnunda çıkan partükülü ! oturduğun yerdeki koltuğun altına mı süreceksin..Pis herif! O yüzden sevgili dostlar , mendilsiz dolaşmayın, burnunuzu olur olmaz yerde karıştırıp , oraya buraya sürmeyin. Pis olmayın! Pislik olmayın…yazık!

***Birde şimdi geldi aklıma ..sokakta seyyar dönme dolapçılar vardı. 2 tur attırıp çocukları sevindirirdi. Ne mutluyduk eskiden çocukken. Şimdi yok mudur o bıyıklı amcalar..tontoş teyzeler. Bak hüzün bastı yine.


Takıntılı insanlar hep beni mi bulur diye sormadan edemeyeceğim. Baş ucunda beklediğim kız belli ki tıp öğrencisi..tıp örencilerinin kafamdaki tabularını yıktı geçti …İşte o anda bi hüzün daha yaşadım. Tıp öğrencisi sakindir, takıntısızdır, saçma sapan hareket yapmaz, hele tırnak hiç yemez. Yol boyunca tırnaklarını kıtır kıtır yiyen sevgili tıp öğrencisi genç bayan sana sesleniyorum; Senden tiksindiğim kadar hiçbir tıp öğrencisinden tiksinmedim yemin olsun.! O nasıl bir ısrardır..o nasıl bir azimdir öyle. Önünde yazan notları ben ezberledim baka baka. Sen hala tırnak kemir , oje ye.. Iyy tüylerim diken diken oldu sevgili dostlar.

***Ne zaman bir lunaparkın önünden geçsem bi hüzün kaplar, neşeli çocukların çığlığında. Böyle içim mışmıla yemiş gibi pörsük pörsük olur.Ne bileyim buhran geçirir gibi derin derin nefes alırım.

2 yorum:

Nil dedi ki...

Koptuuuuuuuum,nasıl iyi geldi anlatamam,lütfen daha çok yaz,hep yaz:))))))))))))

Elif dedi ki...

tavsiye üzerine okudum yazıyı ve bayıldım :)